Arama Yapın:

Kur’an-ı Kerim’in Değişmediğini, Korunduğunu Gösteren 8 Delil

Kur’an-ı Kerim’in Değişmediğini, Korunduğunu Gösteren 8 Delil

Kur’ân-ı kerîm’in günümüze kadar değişmeden gelerek korunmuş olması herkes için ortak bir hakikattir. Kıyâmete kadar da değişmeyeceği ve korunacağı ise iman edenler açısından kesin bir konudur.

A- ŞAŞIRTICI TUTUMLAR

A1- Kur’ân için “Değişme” Şüphesi Ortaya Atılamaz
A2- Kur’ân’ın İndiğine İnanıp Korunduğuna İnanmayanlar…

B- BAZI DELİLLER

1 – Kur’ân’ın Değiştiğine Dair Bir Delil Bulunma-ması
2- Tevâtür Derecesi ve Hâfızlık Sistemi
3- Elimizdeki Tarihî / Eski Mushaflar
4- Kur’ân Mucizeleri
5- Ayetleri Açıklayan Hadisler
6- Ayetleri Açıklayan Tefsirler
7- Diğer İlmî Disiplinler ve Eserler
8- Kur’ân Metni Üzerindeki İttifak

🔗Youtube video linki: http://youtu.be/ZW7ap-V3LVM

A.1. KUR’ÂN HAKKINDA “DEĞİŞME” ŞÜPHESİ GETİRİLEMEZ:

Kur’an-ı Kerim hakkında böyle bir sorunun sorulması epistemolojik açıdan şaşırtıcıdır. Eğer bir insan Kur’an’ın değiştiğini düşünüyorsa, diğer tüm tarihi metinleri de sorgulaması gerekir.

Örneğin, Marcus Aurelius’un “Kendime Düşünceler” eseri, Platon’un “Yasalar”ı, Aristoteles’in “Metafizik”i hakkında böyle bir soru sormak mâkuldür.

Ancak Kur’an-ı Kerim gibi, her beldede baştan sona metnini ezbere bilen hafızların bulunduğu ve en ufak bir harf değişikliğinde bile itirazların geldiği bir kitap için bu soruyu sormak gayet şaşırtıcıdır.

Kur’an’a inanmayan birisi bile ilmen tutarlı, gerçekçi ve yeterli bilgiye sahip ise, “Bugün tüm bölgelere yayılmış olan Kur’an-ı Kerim metni, Hz. Muhammed Mustafa’nın ağzından çıkan Kur’an’ın aynısıdır.” demelidir.

A.2. KUR’ÂN’IN ALLÂH TARAFINDAN İNDİRİLDİĞİNE İNANIP KORUNDUĞUNDA ŞÜPHE EDENLER…

Müslüman olduğunu söyleyen veya en azından başlangıç olarak Allâh’ın bu Kur’an’ı indirdiğine inanan kişilerin bahsi geçen “değişme / korunma-ma” hususunda şüpheye düşmesi daha da şaşırtıcıdır.

Çünkü Allâh’ın Kur’an’ı indirdiğine ve her şeyin sahibi olduğuna inanan birisi için Allâh’ın o indirdiği kitabı koruması aklen çok daha basit bir meseledir. (Ki hakikatte Allâh için zor-kolay ayrımı da yoktur.)

Eğer bir kişi asıl olarak hiç inanmıyorsa, onunla bu konudan çok daha önce İslâm’ın hak din olduğunun delilleri konuşulmalıdır.

DELİL 1: KUR’ÂN’IN DEĞİŞTİĞİNE DAİR HİÇBİR DELİL BULUNMA-MASI

Kur’an-ı Kerim’in değiştiğini gösteren hiçbir delil, işaret veya iz yoktur. Ne kasti olarak ne de istemsiz olarak bir değişme söz konusu değildir.

MİSAL: BLOCKCHAIN BENZETMESİ

Kur’an-ı Kerim metninin yaygınlığı (akla yaklaştırmak için) geniş dijital bir gibi düşünülebilir. Yanlışlıkla bir harfin farklı okunması bile sistemdeki bilgiler ile mutâbakat sağlanmadığı için hemen fark edilir ve düzeltilir. (bkz. Müstensih hataları.)

Ya da sistem dışına atılır. (bkz. Sure Diye Uydurulmuş Velâyet ve Nurayn Metinleri)

Yani ana metin o kadar çok kişi tarafından ezberlenmiş ve korunmuştur ki herhangi bir hata anında tespit edilir.

KARŞI TARAFA SORULAR

Kur’ân’ın Değiştiğini İddia Edenlere Sorulması Gereken Sorular:

– Kur’an hangi dönemde değişti?
– Kim tarafından değiştirildi?
– Hangi harf veya ifade tahrif edildi?
– Bu tahrifi gösteren kaynaklar ve deliller nelerdir?
– Bu tahrife itiraz edenler oldu mu? Neden olmadı?
– Bu metin “Kur’an” diye kabul ettirilebildi mi?
vb.

Bu sorulara gerçek cevaplar verilememesi, Kur’an’ın değişmediğine işaret eder.

DELİL 2: TEVÂTÜR DERECESİ VE HAFIZLIK SİSTEMİ

TEVÂTÜR:

Tevâtür; bir bilginin yalan üzere toplanması aklen imkânsız olacak kadar çok sayıda kişi tarafından nesilden nesile aktarılmasıdır. Böyle aktarılan bilgiye de “mütevâtir” denir. [1]

Kur’an metni de günümüze kadar bu şekilde bize ulaşmıştır.

HAFIZLIK MÜESSESESİ

Dünyanın her yerinde, kadın, erkek, çocuk, yaşlı, Arap veya Arap olmayan yüz binlerce insan Kur’an’ı ezbere bilmektedir.

Türkiye’de 2023 yılında resmi olarak 200 binden fazla hafız kaydedilmiştir. Bu sayı, gayri resmi hafızlarla birlikte çok daha fazladır.

Dünyada, Kur’an dışında, harfi harfine baştan sona ezberlenen ve icazet yoluyla nesilden nesile aktarılan başka bir kitap yoktur.

“Bir yazar bile kendi kitabını böyle ezbere bilmez.” dense yeridir.

O hâlde Kur’ân apayrı bir korunma vasfına sahiptir.

📖 [1] Nûreddîn es Sâbûnî, El Kifâye fi’l Hidâye, (Beyrut: Dâru İbni Hazm, 2014) Sayfa: 48

DELİL 3: ELİMİZDEKİ TARİHÎ / ESKİ MUSHAFLAR

Günümüzde Dünya’nın birçok yerinde ‘ilk dönem mushafları’ yani Hicri ilk yüzyıla ait mushaflar mevcuttur.

Bu mushaflar karbon testleriyle tarihlendirilmiştir. Ayrıca müslümanların yazılı ve sözlü olarak aktarılagelen kıraat (okuma) ve hat (yazım) kurallarına da kıyâs edilmiştir.

BAZI MUSHAFLAR

– Sana’a Mushafı (Yemen): Karbon testi, M.S. 543 ile 643 yılları arasını
göstermektedir.
– Birmingham Mushafı (İngiltere): Karbon testi, Peygamber Efendimiz’in yaşadığı döneme denk gelmektedir.
– Aynı şekilde Berlin Mushafı, Emevî Camii Mushafı (Suriye), Kahire Mushafı (Mısır), Topkapı Mushafı (İstanbul), Tiem Mushafı vb. birçok eski mushaf günümüzde mevcuttur

Açıkça hepsinin aynı metne sahip olduğu görülmektedir.

Hatta “Mesâhif-i Kadîme” kitabının yazarı Dr. Tayyar Altıkulaç, bu mushafların bazısı için “Sahabe elinden çıkmıştır denmesi mümkündür.” demiştir.

MUSHAFLARIN AZLIĞI

– O dönemin şartları gereği, mushafların sayısı şimdiki zamanda yaşayan insanların beklentisine göre azdır.
– Matbaa öncesi dönemde yazılan bu mushaflar yine de Dünya’nın dört bir tarafına dağılmıştır.
– Mushaflar ağır, taşınması ve korunması zor malzemelere yazılmıştır. Hatta Dr. Tayyar Altıkulaç 70-80 kiloluk bir mushaftan bahsetmektedir.
– Yazı malzemeleri azdır; metinler deri, kemik parçaları ve taşlara yazılmıştır.

İşte Kur’an, tüm bu şartlara rağmen nesilden nesile en güçlü metin olarak aktarılmıştır.

DELİL 4: KUR’ÂN MUCİZELERİ

4.1. TEVÂFUKLU MUSHAFLAR

Kur’ân hattının çeşitli yazım usullerinde çeşitli uyumları görülmektedir. Bu da Kur’ân metninin değişmediğine delil teşkil eder.

a) Hafız Osman Hattı:

Daha önce farklı yazma usulleri olmasına rağmen 1600’lü yıllarda Hafız Osman Efendi, en kısa sureyi sayfanın sağa sola genişlik ölçüsü, en uzun ayeti (Müdayene Ayeti) de sayfanın yukarıdan aşağıya uzunluk ölçüsü yaparak 15 satırlı bir yazım keşfetmiştir. Bu şekilde yazıldığında, Kur’an’ın her sayfası ayetle başlar ve ayetle biter. (Âyet Berkenâr yöntemi)

b) Hafız Hunsari Hattı:

Kur’an’ı 11 satırlı olarak yazdığında, üstten birinci satırın ilk harfiyle alttan birinci satırın ilk harfi, üstten ikinci satırın ilk harfiyle alttan ikinci satırın ilk harfi aynı gelmektedir. Bu şekilde satırların baş harfleri birbirine uyumlu bir düzen oluşturur.

c) Hüsrev Efendi Hattı:

Kur’an’daki “Allah”, “Rabb” gibi lafızların ve birbiriyle uyumlu mânâsı bulunan bazı cümlelerin sayfalarda birbirine bakan, alt alta, üst üste ve karşılıklı uyumlarını keşfetmiştir. Üç beş sayfa üst üste geldiğinde, “Allah” lafızlarının aynı geldiği görülür.

4.2. MATEMATİKSEL UYUMLAR

Bazen kelimeler arası, bazen kelimeler ile dış olgular arası çeşitli matematiksel uyumlar da Kur’an metninin değişmediğine delil teşkil eder.

KELİME SAYILARINA ÖRNEK:

– “Racul” ve “İmra’e” (erkek ve kadın) kelimeleri tüm Kur’an’da 24’er kez
geçer.
– “Dünya” ve “ahiret” kelimeleri 115’er defa geçer.
– Birbirine benzetilen “Adem” ve “İsa” kelimeleri de eşit sayıda 25’er defa geçer.
– Senenin ayları anlamında “Ay” kelimesi Kur’an’da 12 defa geçer.
vb.

Bunlar ve daha başka yüzlerce kelimenin eşit sayıda geçmesi veya belli bir sayıyla bir anlam taşıması 23 senede peyderpey inen Kur’an’daki farklı derin mesajları da göstermektedir.

4.3. DİĞER KUR’AN MUCİZELERİ

Kur’ân’ın geçmiş ve geleceğe dair bazı haberleri, tahaddîleri (meydan okumaları), bilimsel olgulara işâretleri, Peygamberi uyaran bazı ayetleri içermesi, Kur’ân üslûbu ile hadis üslûbunun çok farklı olması, okunuşunda bulunan etki vb. diğer tüm mucizeler de Kur’ân metninin değişmediğini göstermektedir.

DELİL 5: AYETLERİ AÇIKLAYAN HADİSLER

Kur’ân’ın tefsirini yapan makbul hadisler elimizde mevcuttur.

Mevcut olan ve sıhhat (sahihlik) şartlarını taşıyan makbul hadisler hep aynı Kur’an ayetlerini izah eder.

Yani Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem)’den rivayet edilen hadisler, farklı coğrafyalarda farklı kişiler taragından dağınık metinler hâlinde aktarılmış olsa da, aynı Kur’ân’ı teyit etmiş olur.

Bu da Kur’ân metnin değişmediğini gösteren delillerdendir.

DELİL 6: AYETLERİ AÇIKLAYAN KUR’ÂN TEFSİRLERİ

Dünyanın farklı yerlerinde, farklı zamanlarda farklı âlimler tarafından yazılan tefsirler, hep aynı Kur’ân ayetlerini açıklamaktadır.

İmâm Mâturîdî, Fahreddîn Razi, Kâdı Beydâvî, Ebu’l Berakât en Nesefi, İbn Kesîr, Âlûsî, Bikâ’î çok farklı zaman ve usuldeki müfessirlerin tefsirleri buna örnektir.

Bu da herkesin aynı Kur’an metnine sahip olduğunu göstermektedir.

DELİL 7: DİĞER İLMÎ DİSİPLİNLER ÜZERİNE YAZILMIŞ ESERLER

Tefsir dışında çok çeşitli İslâmî ilim sahasında yazılmış eserler de aynı Kur’ân metnine atıflarda bulunmaktadır.

El İhtiyâr, Reddu’l Muhtâr gibi fıkıh eserleri, İ’râbu’l Kur’ân çalışmaları, Kuşeyrî risâlesi gibi tasavvufî eserler vb. çeşitli alanlarda yazılmış kitaplar buna örnektir.

Hepsi aynı Kur’ân metnine dayanmaktadır. Bu da Kur’an’ın değişmediğini gösteren delillerdendir.

DELİL 8: ÇEŞİTLİ GRUPLARIN KUR’ÂN METNİ ÜZERİNDEKİ İTTİFÂKI

Kur’ân, bozulmuş ve değiştirilmiş kitapların aksine metni üzerinde ittifak edilen bir kitaptır. (bkz. Kanonik İnciller ve Apokrif İnciller)

İslam tarihindeki farklı gruplar ve mezhepler, aynı Kur’an üzerinde ittifak etmiştir.

Hatta savaş halinde olan taraflar bile Kur’an konusunda birleşmiştir.

SIFFÎN SAVAŞI ÖRNEĞİ:

Hz. Ali (radiyallâhu anh) ve Hz. Muâviye (radiyallâhu anh) arasında geçen Sıffin Savaşı’nda, Hz. Muaviye’nin ordusu yenilmek üzereyken, mızrakların ucuna Kur’an sayfaları takıldı. Bu sayede savaş durduruldu, çünkü karşı taraf da aynı Kur’an’a saygı duyuyordu.

Savaşan iki grup bile aynı Kur’ân metni üzerinde ittifak halindeydi.

O dönemde, sadece mızraklara takılan 400-500 kadar mushaftan söz edilmektedir.

Bu olay da Kur’an’ın farklı bölgelerde yayılmış ve korunmuş olduğunu gösteren delillerdendir.

SONUÇ:

Kur’an-ı Kerim’in değiştiğine dair hiçbir delil yoktur. Değişmediğine dair ise güçlü ve çeşitli deliller bulunmaktadır.

Kur’an, Allah tarafından korunmuştur ve bu koruma, ilmi ve tarihi verilerle de desteklenmektedir.

– Hafızlık sistemi ve tevâtür,
– Eski mushafların varlığı ve karbon testleri.
– Kur’an’daki mucizeler ve matematiksel uyumlar.
– Hadisler ve tefsirlerin aynı Kur’an’ı referans alması.
– Diğer ilmi eserlerin ve disiplinlerin aynı Kur’an metnine dayanması.
– İslam ümmetinin her grubuyla aynı Kur’an metni üzerinde ittifak etmesi
gibi çok çeşitli deliller bu hakikati açıkça ortaya koymaktadır.

Buraya kadar anlatılanlar “Kur’an korundu.” bilgisini ortaya koymaktadır. Neden İslâm Doğru Din? / İslâm’ın Hak Din Olduğunun Delilleri başlığı da “İslam hak, Peygamber doğru. O hâlde haber verildiği üzere Kur’ân korunacak.” bilgisini ortaya koymaktadır.

والله تعالى أعلم

👤Mehmet Yalçın

🔗 X (Twitter) Linki: https://x.com/mehmetyalcinhc/status/1905352048725352453?t=hlhFxKN-jJtgrQd5l2U4aw&s=19

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir