Arama Yapın:

A4.1.5. Evrende Hikmet, İnâyet ve İhtira Delili

Evrende Hikmet, İnâyet ve İhtira Delili

Hikmet, bir şeyin maksadına uygun olarak yaratılması ya da yapılmasıdır. Yani bir şeyin boşuna değil, belli bir amaç ve fayda için var edilmesidir. İnâyet de bir şeyin faydalı ve yerinde yaratılmış olmasıdır.

Evrene dikkatle bakıldığında, her varlığın belli bir işe yaradığını ve gelişigüzel meydana gelmediğini görmek mümkündür. Canlılar âleminde olsun, cansız varlıklar arasında olsun, her şey bir düzene bağlı olarak işlev görmektedir. Bu işlevsellik, sadece mekanik bir yapıdan ibaret değildir; ardında yüksek bir amaç, derin bir anlam taşır. Bu gerçeklik “hikmet ve inâyet delili” adıyla ifade edilir.

Bugün bilim dalları; ister astronomi olsun, ister fizyoloji, ister ekoloji, evrendeki düzenin ve yararlılığın sayısız örneklerini gözler önüne sermektedir. Ancak bu örneklerin hepsi, sadece gözlemle yetinilmemesi gerektiğini; bu düzenin ardındaki irade, bilgi ve kudreti düşünmeye sevk eder. Kur’an’ın dünyaya bakış tarzını benimseyen bir insan için ise, kainattaki her unsur ilahi bilgeliğin bir yansıması ve tanıklığı haline gelir.

İnâyet, bir şeyin faydalı ve yerinde yaratılmış olmasıdır ancak bu fayda kendiliğinden oluşmaz. Arkasında kusursuz bir planlama, düzen ve uyum vardır. Mesela bir kuşun kanat yapısı, sadece uçmaya uygun olmakla kalmaz; aynı zamanda aerodinamik prensiplere birebir uygun olarak şekillenmiştir. Bu yapının işlev kazanabilmesi için, kas sisteminden tüylerin sıralanışına, kemik yapısından sinir iletimine kadar birçok etkenin mükemmel bir uyum içinde çalışması gerekir.

Uçuş mekanizmasını ele alalım: Kanatların yüzeyine gelen hava akımları, kanadın alt ve üst yüzeylerindeki basınç farkıyla birlikte kaldırma kuvveti oluşturur. Bu fiziksel etki, yalnızca kuşların değil, aynı zamanda uçakların tasarımına da ilham kaynağı olmuştur. Burada sadece fizik kuralları işlemiyor; aynı zamanda bu kurallara uygun bir yapılandırma ve tasarım gerçeği ortaya çıkıyor.

Bu durum bize şunu gösteriyor: Evrendeki faydalılık, kendiliğinden değil; düzenli ve amaçlı bir yapının sonucudur. İnâyet dediğimiz bu faydalı oluşumlar, doğrudan doğruya o düzenin (nizamın) neticesidir. İki kavram birbirine öylesine bağlıdır ki, biri olmadan diğeri düşünülemez. Doğada gördüğümüz her olgu — ister arıların altıgen petekleri, ister bir ağacın yaprak damarları — hep bir gayeye hizmet eden yapıların ürünüdür.

Sonuç olarak, kainatın her köşesinde karşımıza çıkan bu işlevsel ve anlamlı yapı, sadece bilimsel hayranlık uyandırmakla kalmaz; aynı zamanda düşünen zihinleri, her şeyin arkasında var olan bir irade, bir bilinç ve bir maksatla yüzleştirir. Bu yönüyle hikmet ve inâyet delili, evrenin bilinçli bir şekilde yaratıldığına işaret eden en güçlü akli dayanaklardan biridir.


✍🏻 Yazı: “nedenislam.com” Editörü

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir